6.ev: Engeller,Düşmanlar, Sağlık

Vedik Astrolojide 6,8,12. evler dustana evlerdir. Bunlar muzır evlerdir. Kötücül enerjiler barındırırlar. Hint yıldız haritasında dustana evlerin yöneticisi olan gezegenler negatif enerjiyle yüklüdür. Yerleştikleri evlere ve drişti yaptıkları (açı) gezegenlere de zarar verirler. Dasa dönemleri de sıkıntılıdır. 6.ev aynı zamanda upachaya ev yani gelişim evlerindendir. Zaman geçtikçe yaş ilerledikçe gelişir, düzelme gösterir. 6. evin karması çalışarak şifalandırılarak iyileştirilebilir. 6. ev engeller, mücadeleler, zorluklar, kuruntular, vesveseler, düşmanlar, hastalıklar, bağımlılıklarla ilgilidir. Sağlık evidir. Ruhsal bunalımların ve stresin sağlık üzerindeki etkisi aşikar. Ruhumuz ne kadar vesvese doluysa, ne kadar fazla endişe içinde yaşıyorsak, bunlar, enerji bedenimiz üzerinde o kadar çok tahribat yaratır ve bu durum da bedensel hastalıklara davetiye çıkarır. Zihin ve duygular temsilcisi (karaka) Ay için, 6.ev en kötü evlerden biridir. Ay, 6,8,12. evlerde çok zarar görür. Duygusal bunalımların ve bunlarla başedememenin, anne ve çocukluk kaynaklı bilinçaltı problemlerinin göstergesidir. Anneyle sıcak temas sağlanamaz ve duygular sağlıklı gelişemez. Duygusal hassasiyet ve kolay kırılmalar, bilinçaltı yaraları, bunları sarmada beceriksizlik, bağımlılık duygusu geliştirme, suçluluk duyguları, vesveseli ruh hali, yalnızlık duygusu yaşamda mutluluğun önünde perdedir. Bu duygusal engellenmelerle, kişi kendi kendisinin düşmanı gibidir adeta. Başarısının önünde kendi korkuları yatar. Takılır düşer. Sevilmek insanın en önemli ihtiyacı. Küçükken yeteri kadar sevilmeyen, önemsenmeyen, ilgisiz anne babaların yetiştirdiği veya terkettiği çocuklar, kanadı kırık kuş gibidir. Büyüdüklerinde sevilmek için herşeyi feda eder, debelenip dururlar ve asıl o zaman sevilmeyeceklerini bilmeden yaprak gibi savrulurlar. Kaderi terkedilmektir. Öyle çok sever ve bağlanır , öyle çok sahiplenir, öyle çok kaybetmekten korkar ki, sevdiğini boğar. Bağlanmak, ruhsal özgürlüğün düşmanıdır. Aşırı sahiplenme de, kısıtlama getirir ve ilişkinin dengesini bozar. Dolayısıyla kaybetme korkusu kısır döngüye girer ve kaybettirir. Kısaca söylemek gerekirse duyguları ve zihni yöneten Ay’ın 6,8,12. uğursuz evlerdeki yerleşimi, kişinin yaşamsal dengesini bozar. Fakat ay ışıklıysa, yengeç veya boğa burcunda yerleşmişse, jüpiterden venüsten bakış açısı alıyorsa veya yöneticisi güçlüyse zihinsel/ ruhsal dengesini korur. Çıkış yolunu bulur. Hint astrolojisindeki en önemli gezegen olan Ay, bilinçaltını, çocukluğu ve anneyi de yönetir. Ruhsal oluşum ve anne arasındaki bağ, hint astrolojisinde Ay ile tanımlanmaktadır. Psikolojik rahatsızlıklar incelendiğinde, haritadaki Ay analizi en önemli göstergedir. Düşük evlerde ve kötücül gezegenlerden Satürnden, marstan, Rahu, Ketudan görünüm alan Ay, kişinin ruhsal dengesinin bozuk olduğunun, içsel çatışmaların, huzursuzluğun göstergesidir. Ordan oraya savrulanlardır, tutunamayanlardır. 6.evdeki Aya biraz fazlaca değindim. Zihnimizi yönettiği için bu evde en fazla olmasını istemediğimiz graha Ay’dır. Benefik gezegenler olan venüs, merkür ve jüpiterin de 6.evde yerleşmesi vedik astrolojide olumsuz kabul edilir. Benefikler muzır evlerde güç kaybederler. Hele ki bunlar yükselen burcun yöneticisiyse, hayat zor bir hal alır. İnsan kendi kendisinin düşmanı haline gelir. Kendi önündeki engel yine kendisidir. Hint astrolojisinde 6.evde malefik gezegenlerin yerleşimi olumlu kabul edilir. Engelleri aşmak, düşmanla ve hastalıklarla mücadele konusunda kötücül gezegenler olan rahu ketu, satürn,...

Devamı

Hint Astrolojisinde 2019

Şaşırtıcı ve Anormal olarak tanımlanabilecek bir seneye merhaba diyoruz. Yeni yılın ilk haftasında ve 21 ocaktaki tutulmalarla değişim zincirinin ilk halkası kırılıyor.  Ardından Mart 2019 dan itibaren, düzeni yöneten Satürn ve aşırı uçlara bilinçsizce savuran Ay düğümlerinin güney ucu olan Ketu’nun yay burcunda birbirine kavuşacak olması yurdumuzda ve dünyada beklenmedik, ani, kontrol edilemeyen şartların ve köklü değişim-dönüşümün göstergesidir.  Küresel finansal depremin ve artçılarının ayak sesleridir.  2019 Finansal krizdir. Aşırı şişen varlık balonunun patlamasıdır.  Çaresizlerin sesidir.  Varolan şartların bozulmasıyla, kökten değişime giden zorlu yolculuğudur 2019.  Doğum sancısıdır.  Düzensizliğe geçiştir.  Yaprak dökümüdür.   Ekonomik dengelerin sarsılması ile artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.  Anahtar, yay burcundaki bu karanlık kavuşuma ev sahipliği yapan Jüpiterde.  Maalesef kasıma kadar kurtarıcı Jüpiterden ışık yok. Çünkü kadersel olaylara müdahale edecek gücü yok.  Hint astrolojisinde bunun sebebi;Jüpiterin vedik astrolojide akrep burcunda yani kendi evi Yay’a göre kaybettiren 12.evde olması.  “Bırak dağınık kalsın” diyecek ve dünya çözülmeleri yaşayacak.  30 mart/22 nisan arasındaki süreç çok karışık ve sarsıcı.  Zira vedik astrolojide Jüpiter 22 günlük kısacık sürede yay burcunda ilerleyip akrebe geri dönüş hareketiyle ender görülen bir göksel atraksiyon yaparak ortalığı karıştıracak.  İpleri kopartan 2019 a damgasını vuran güçler; Ketu, Saturn ve yılın son çeyreğinde yay burcunda bunlarla birleşecek olan Jüpiter. Jüpiter aydınlığın, Ketu karmanın derin sesi. Sessiz ve derinden çalışan. Satürn; Kainatta düzen ve nizamdır. 2019 da Ketu ve Jüpiter, uzunca bir süredir Yay burcunda olan, evrenin ve dünyanın kanunlarını, varolan sistemin işleyiş kurallarını, ektiğini biçme yasası olan karmayı yöneten Satürnle kavuşacaklar ve bu büyük güçlerin yaratacakları etkiye hep birlikte şahit olacağız. Bugüne dek hesapsız borçlanan insanlar ve hükümetlerin işi zor görünüyor. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin insanları en büyük faturayı ödeyecek. Ama iş sonunda dönüp dolaşıp küresel para baronlarının, seçkinler oligarşisinin boynuna dolanacak.  Dünyada çürümüş düzenin sarsılması Londra merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın açıklamasına göre, dünyadaki küresel servetin yüzde 82 si, dünya nüfusunun yüzde 1’ini oluşturan para babalarının elinde. Ve gelir dağılımındaki eşitsizlik her geçen yıl daha da artıyor.  En alt gelir seviyesindeki 3,7 milyar insan, yıllık küresel servet artışından yararlanamıyor. Dünyadaki 8 milyarder kişinin malvarlığı, 3,6 milyar kişinin yani dünyanın yarısının mal varlığına eşit. Bu korkunç bir rakam. Adaletsizlik ve eşitsizlik üzerine dünyayı dev şirketler yönetiyor. Daha doğrusu sömürüyor.  Sorunların nedeni, vergi kaçırma, şirketlerin devlet politikaları üzerindeki baskısının artması ve çalışan üreten kesimin haklarını kaybetmesi ve ezilmesi olarak özetlenebilir. Dünyayı arka planda çok uluslu dev şirketler yönetiyor. Yoksulluk sınırında yaşayan milyarlarca insan, bu adaletsiz, çürümüş kapitalist sistemin modern çağlardaki kölesidir. Dünyada milyarlarca insanın kaderi bir avuç zenginin elinde.  Evrensel Sistemin karması buna izin vermeyecek.  Karmanın gezegenleri 2019 da topluca işbaşında.  1929 dünya ekonomik buhranı öncesinde ve 2007 küresel krizinde de satürn ve ketunun kavuşumu etkilerini...

Devamı

Vedik Astroloji Işığında Türkiye Cumhuriyeti

Türkiye, jeopolitik önemi dolayısıyla, tarih boyunca üzerinde türlü karanlık oyunlar oynanan çok önemli bir ülke konumunda. Türkiye Cumhuriyetinin zayıflatılmasını amaçlayan kirli girişimler toplumda genel bir karamsarlık atmosferi yaratıyor. Akıllar karışık. Büyük resmi kaçırmamak lazım. Küresel güçler ve piyonları işbaşında. Türkiyeyi parçalamaya yönelik emperyalist planlar Atatürk’ün önderliğinde Çanakkalede kazandığımız şanlı zaferle ve Kurtuluş Savaşında darmadağın edildi. Ancak emperyalizmin kirli oyunları hain ortakları aracılığıyla hala devam ediyor. Peki başarabilecekler mi? Hayır. Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluş Haritası ve Vedik astrolojide en önemli alt harita olan  Navamsa Haritası bu gerçeği gözler önüne seriyor. TC.Rashi Haritasında 1./5./9. evlerde gerçekleşen kozmik evrensel üçgen, ardra, swati ve shatabisha nakşatraların lordu Rahu hakimiyetinde haritayı yüceltiyor. Rashide 5.evde  terazide Atmakaraka gezegen venüs önderliğinde çok güçlü Rajayoga var. Atmakaraka, kral gezegendir. Diğer gezegenlerin üzerinde kadersel öneme sahiptir. Dolayısıyla 2000-2020 venüs dönemi, yarattığı büyük çalkantılarla, Türkiye Cumhuriyeti tarihi açısından, kadersel öneme sahip. AK. Venüsün özellikle Navamsa Haritasındaki analizi,  yaratılan fırtınanın varacağı noktayı da aydınlatması açısından son derece önemli.  Navamsa haritasına “gezegen güçleri haritası” da denir. Güçlü bir navamsa haritası, “her türlü zorluğu aşabilecek güç” anlamına gelir. Navamsa, aynı zamanda “Gelecek Haritasıdır”. Venüs, D9 da, kova yükselenli navamsada, dördüncü evde boğa burcunda marsla kavuşumda, tekrar muhteşem bir rajayoga yapmaktadır. Venüs, 4.ve 9. Şanslı evlerin sahibi olarak, 10.evin sahibi yani devletin yöneticisi ve ordunun, şanlı Türk askerinin temsilcisi marsla conjuction yaparak, vatanın temelini temsil eden dördüncü evde hep birlikte Navamsayı yücelten bir koordinasyon yaratmış durumdalar. İçi karanlık güçler tarafından oyulmuş, yıpratılmış Türk ordusunun, sonunda, tertemiz şekilde Atatürk ilkeleri doğrultusunda küllerinden yeniden doğacağını müjdelemektedir. Venüs aynı zamanda navamsada yükselen yöneticisi satürnün, merkürün ve marsın dispositörü olarak da çok önemli gezegen. Kendi burcunda köşe evde ayrıca Malavya Yoga yapıyor. Haritanın hakimi. Yükselen lordu Satürn, terazide yücelik asaletinde, beşinci evin lordu merkürle, şans ve evrensel desteğin sahnelendiği dokuzncu evde tekrar rajayoga- kral yogası yapıyor. Satürn terazide dokuzuncu evde “Lakshimi yoga” yaparak, gelecek haritasında şans ve başarı kazandırıyor. Satürn tüm vargalarda terazide asalet makamında ve vargottama gücüne erişmiş olarak tüm ihtişamıyla Tanrının yüksek koruması altında oturuyor. Sabır anahtar kelime. Navamsada halkı temsil eden Ay ve aydınlıklar temsilcisi kurtarıcı Jüpiter Parivartana Yoga ile yükseliyor. Türkiye Cumhuriyeti Kuruluş anı özenle seçilmiş gibi. İlahi desteği arkasına almış ve “sarsılmazdır”. Atatürk’ün izinde, birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz zorlu zamanlardan geçiyoruz. Dibi gördük mü? Ne yazık ki Hayır. Önümüzde zorlu sınavlarla dolu bir süreç var.  TC.nin dayanıklılık testinden geçeceği KANDAKA SATÜRN DÖNEMİ bizleri beklemekte.  26 ocak 2017 de başlayacak ve 2020 şubat ayına dek devam edecek olan bu meşakkatli süreçte, 2018 kasım ayına kadarki dönemde dibi göreceğiz ve sonrasında halkın ve demokrasinin gücüyle sabırla toparlanıp zıplayarak hep birlikte elele, omuz omuza, birlik ve beraberlik bilinciyle, Atatürkün yolunda, akıl ve sağduyuyu rehber...

Devamı

Hint Astrolojisinde Satürn ve Sadesati Dönemi

Hint Astrolojisi kadersel Astrolojidir. Esas tema karmik temizlik ve arınmadır. Karma, en basit anlatımla ekilenlerin biçilmesidir. Dolayısıyla herkes yaptıklarından sorumludur ve karmasından kaçamaz. Geçmişten gelen bedeller ödenmeden, karmalar temizlenmeden hakiki doyuma ulaşmak olanaksızdır. Vedik Astrolojide karmanın gezegeni satürndür. Tekâmüle vesile olan gezegendir. Sert otoriter bir öğretmendir. Satürn’ün amacı acı çektirmek değil, “ruh’un basamak atlamasına, olgunlaşmasına vesile olmak ve daha yüksek bir bilinç seviyesine ulaştırmaktır.” Dünya Planı’nı öğreten, hayatı her yönüyle gerçek manada tanıtan Bilge Satürn’dür. Realisttir. Toz pembe boş hayallerle ve cehaletle savaşır. Sorumluluk bilinci gelişmiş, aklı başında, realist, aydın, bilge insanlarla satürn’ün işi bitmiştir. İşte aslolan, bu bilinç seviyesine ulaşabilmek. SadeSati / Kandaka Shani/ Asthama Shani Hint astrolojisinde ay, en temel unsurdur. Genel mutluluğu, en derin duygularımızı ve zihni yönetir. Sorumlulukların gezegeni mükemmeliyetçi Satürn, Ay üstünden  ve Ay’a göre 12. ve 2. evlerden geçerken zorlu Sadesati dönemi yaşanır. 2017 ocakta satürn yay burcuna geçmesiyle birlikte Ay burcu, vedik sisteme göre akrep yay oğlak olanlar Sadesati sürecini yaşıyorlar. Toplam 7,5 yıl süren bir yenilenme ve değişim sürecidir. Transit satürn doğumdaki aya göre onikinci eve girişiyle bu değişime zorlar. Kayıplar evi olan 12.ev dustana evdir aynı zamanda moksha yani aydınlanmaya götüren evlerden biridir. Yalnızlığa meyilli yapar. Dünyadan uzaklaştırır. Bunu da dünyevi başarıdan uzaklaştırarak yapar. 12.evde birden fazla gezegen varsa kayıplarımız çoğalır. Para evlerini yöneten gezegenler satürn transiti etkisi altında kalırsa maddi sıkıntıya düşeriz. Borca saplanma, varını yoğunu kaybetme, iflas riski doğurur. Sadesatinin ilk evresi kayıplarla başlar. İkinci evre doğumdaki ay üzerinden transit satürnün geçişidir ki bu en zor evredir. Özellikle ayın bulunduğu nakşatraya girdiğinde duygusal blokaj ve baskı artar. Karamsarlık çaresizlik huzursuzluk, umutsuzluğa kapılma hüsran doğurur. Engeller ve gecikmeler başarıyı zorlaştırır. Kişisel amaçlara ulaşmak için çok fazla çalışıp çabalamak durumunda kalırız. Sıkışıp kalmış gibi hissederiz. Etraftan destek görmeyiz. Yalnızlık duygusu sarar ruhumuzu. Satürn bizi böylece ruhsal aydınlanmaya çağırır. Bu çağrıyı farkeden dünyadaki çılgınca arayışa bir son verir ve içsel yolculuğuna dalar. Zenginlik, başarı, aşk peşinde koşmanın değil ruhsal zenginleşmenin zamanıdır sadesati dönemi. Eğer güçlü bir dasa dönemine denk gelmişse, para başarı gelebilir. Evlilikle ilgili bir gezegenin dasasına denk gelmişse ve jüpiter evlilik evine bakış açısı yapıyorsa evlilik gerçekleşebilir. Çocukla ilgili bir gezegenin dasasındaysa çocuk sahibi olabilir. Ama sadesatinin hüzünlü atmosferi döneme imzasını atar mutlaka. Sadesatinin son ikibuçuk yıllık devresi, aya göre ikinci evden satürn geçişidir. Para evinden geçerken, yokluk, yoksunluk duygusu, parasal kısıtlanma, maddi zorluklar, gelirde azalma yaşanır. Birikimler erir. Bu evre başlamadan evvel, maddi olarak hiç bir riske girmeyi düşünmemek gerekir. Ev araba kredisi alanlar veya her türlü borca girenler, bu dönemde beli bükülenlerdir. Maddi olarak oldukça zorlayıcıdır sadesatinin son 2,5 yılı. Hele ki zayıf bir dasaya denk gelmişse!! Ay’a göre 4. evden yani mutluluk ve temel Duyguları yansıtan evden...

Devamı

Vedalarda Vedik Felsefesi

VEDALAR, YÜCE YARATICI ZEKANIN BİLGİSİDİR. VEDA, BİLGELİKTİR. Günümüzden 5000 yıl önceye dayanan hint kutsal metinleridir. O zamanlarda bugünkü Hindistan bölgesinde yaşayan ileri bir medeniyete sahip bir halktan günümüze ulaşan bilgilerdir. Evrensel sistemin yaratıcısı Yüce Zeka’nın, evrenin zekasının bilgisidir. Yıldız ilmine dair göksel bilgiler evrenin yaratıcısından İdris peygambere indirilmiştir. İncilde Hanok peygamber olarak geçer. Nuh tufanından önce yaşamış Ademin oğlu Şit’in soyundandır. 300 sene Tanrı’ ya yürümüş, yaşadığı dönemde yıldızların gök cisimlerinin bilgisi yanında matematik, fen bilimleri, şehirler kurmayı ve medeni yaşama geçişte insanlara gereken her türlü bilgiyi öğretti. Babilde doğdu kavmi tarafından yalanlandı dışlandı ve ona inananlarla birlikte Mısıra ve başka diyarlara göçtü. İndirilen kutsal bilgileri ve yıldız ilmini gezip dolaştığı yerlerde yaydı. Ölmeden Tanrı tarafından mucizevi şekilde yüce makama göklere çekilmiştir. Dinler tarihinde ve kadim kültürlerde ismi farklı şekillerde geçen alim ve kutsal bir şahsiyettir. Grek mitolojisindeki adı Hermes, Roma mitolojisindeki adı Merkür’dür. Eski mısır dininde Thoth, musevilikte Uhnuh, zerdüştlükte Höşeng, Budizmde Buda olarak anılır. İnen ilahi bilgiler binlerce yılda kadim geleneksel bilgiyle karışmış, saf halinden değişime uğramıştır. http://www.filozof.net/Turkce/felsefe/felsefe-tarihi/13331-hermes-kimdir-hermetik-dusunce-hakkinda-genis-bilgi. Vedalar dörde ayrılır. 1-Samhitalar 2-Brahmanalar 3-Aranyakalar 4-Upanişadlar Samhitalar hinduizme özgü mantralardır. Dört kitapta toplanır. Bunlar: Rig Vedalar: Kutsal ilahiler Sama Veda: Melodilerin vedası Yajur Veda:Ritüellerin vedası Atharva veda: Enkarnasyonların vedasıdır. RigVedalar en eskisi ve en kıymetlisidir. Anlaşılması çok zordur. Sembolik anlatımlar içerir. 1017 ilahi yer alır.  Edebî vezni olduğu için yüksek sesle okunur. Rig-veda’da, hayatın anlamına, evrenin başlangıcına ilişkin felsefi çıkarımlar da bulunmaktadır: “Önce ne varlık vardı ne de yokluk, ne hava vardı ne de ötedeki gökyüzü, neydi onu saran? Neredeydi? Kimin himayesindeydi? Ölüm de yoktu o zaman, ölümsüzlük de. Geceye ya da gündüz yoktu, Tek olan soluk olmadan soluyordu kendi iç gücüyle, bundan başka da hiçbir şey yoktu. Karanlık vardı, her şeyi saran bir karanlık, ve her şey ayrışmamış haldeki Ummandı o zaman, boşluğun sakladığı O, ol dedi ve var oldu. Başlangıçta ilahi aşk meydana geldi. Rişiler gönüllerinde araştırma yaparak keşfettiler varlığın yokluktaki bağlantısını. Belli belirsiz bir çizgi varlığı gayri varlıktan kesip ayırdı…” (Rig-Veda 10:129) Aranyakalar ve özellikle “Veda’ların sonu” (Vedanta) olan Upanişadlar (M.Ö. 800- M.Ö. 400) daha felsefi ve mistik yapıdadır, anlaşılması mantralara göre çok daha kolaydır “Vedaların zirvesi” dir. Hint felsefesinin en önemli kaynaklarındandır. Ayrıca sayısız sutralar yani özlü hakikatlerin metinleri, Vedangalar ve Upavedalar (vedik çalışmalarla ilgili bilimler), shiksha (fonetikler), chandas, vyakarana (dilbilgisi), Nirukta (etimoloji) ve Jyotish yani astronomi-astroloji önemlidir. Upavedalar, Ayurveda (holistik ilaç şifalandırması), Gandharva-veda ( dans ve müzik çalışmaları), Sthapatya-veda (mimarlık). Ayrıca puranalar ve birçok destanlar yer alır vedalarda. Mahabharata gibi. Vedalar, drama, tarih, felsefenin ve astroloji dışında, müzikal bilgiler, yoga ve meditasyon, vejetaryen beslenme teknikleri, hekimlik, devlet ve askerlik bilgileri, çiftçilik, inşaattan dekorasyona kadar gündelik hayata dair her türlü bilgiyi içerir. Vedaların başlangıç...

Devamı

Dashaların Gücü Hayat Devreleri

ZAMANIN KALİTESİ Dasalar, hint astrolojisinin temelini oluşturur. Hayatı yöneten gezegensel dönemlerdir. Zihin, o gezegenin enerjisiyle dolar. Hayat, o gezegenin temsil ettiği konular çerçevesinde şekillenir. İçinde bulunduğumuz hayat periyodunda gezegenlerin transitleri 1/3 etkiliyse, dasalar 2/3 etkiye sahiptir. JYOTİSHTE, geçmiş, gelecek ürkütücü şekilde belirlenmiş durumdadır ve dasha sistemiyle öngörülebilmektedir. Yeni bir gezegenin hayat devresi başladığında bir dönem biter ve hayatımız bambaşka bir boyuta atlar. Her şey birden değişir. Uyuyan, gizli kalmış potansiyel aktive olur. Zararlı etkiler altındaki düşük bir gezegen devresinde herşeyimizi elimizden alır götürür. Çok varlıklı ama aniden varını yoğunu kaybeden insanlar görür şaşırırız. Ya da aniden dermansız bir hastalık baş gösterir ve hayat altüst olur. İçinde bulunduğumuz zamanın kalitesi, yöneten gezegenin gücüyle doğru orantılıdır. Sürecin rengi bellidir. Şanslı mı yoksa zorlayıcı mı olacak? Potansiyeli bellidir. Hayata dair getirecekleri veya götürecekleri bellidir. Evlilik zamanları, çocuk sahibi olma zamanları, kazançlar, kayıp zamanları, ayrılıklar, mesleki başarı yada başarısızlık zamanları hepsi dasalardan saptanır. Herhangi bir hayat alanını yöneten gezegenin hayat devresi başladığında, o gezegenin temsil ettiği konular gündeme oturur. Güçlü gezegenlerin dönemlerinin belirlenmesi ve hayat planını buna göre yapmak, uygun zamanda uygun adımları atmak hayatta başarıyı getirir ve hayal kırıklıklarını en aza indirir. Kayıplarla ilgili bir gezegeninin döneminde yatırım yapmak, başarı, şöhret peşinde koşmak hüsranla sonuçlanır. Hayat bize “dur bekle” der. Her şeyin bir zamanı vardır. Hint astrolojisindeki dasa sistemi eşsizdir ve dasaların gücü yadsınamaz. Geçmiş-gelecek hayret uyandıracak şekilde belirlenmiştir. Şanslı ve şanssız hayat devrelerini daşaları inceleyerek saptarız. Daşalar milim şaşmaz ve her konu için uygun zaman tespitinde nokta atışı yapar. Varlığın oluşum anı; Kaderin başlangıcı Doğum anında gökyüzündeki gezegen konumları kişinin ışınsal varlığını yani aurasını oluşturur. Zihinsel yapı şekillenir. O anki gezegen ve takımyıldız enerjileriyle harmanlanarak ruhsal oluşum gerçekleşir. Takımyıldızın enerjisiyle özdeşleşerek kişilik oluşur ve yönetici gezegeninin hayat devresiyle hayata merhaba der insanoğlu ve kader çarkı dönmeye başlar. Hayatın doğduğumuz andaki ilk devresi “Genel anlamda şanslı bir hayatım olacak mı?” sorusunun cevabını verir. Vedik Astroloji, KADERSEL ASTROLOJİDİR. Kaderin şifreleri horoskopta gizlidir ve şifreler çözülür. Hayata geliş amacımız yani dharmamız bellidir. Bu yoldan uzaklaşanlar, gerçek mutluluğu yakalayamaz. Yıldız haritası, hayatın yol haritasıdır. RUHUN YOLCULUĞUDUR. Hayat yolunda ne zaman nelerle karşılaşacağız, geçmiş, gelecek yıldız haritasında gizemli bir şekilde sembolik dille anlatılmaktadır. Her bir gezegen, usulca sırasını bekler. Gizli potansiyellerdir gezegen enerjileri. Sırası gelip de süreç başladığında tetiklenir. Hayatı yöneten gezegen değiştiğinde, her şey birden değişir. Yücelmiş bir gezegenimizin hayat devresindeysek, ki bu gezegen yüksek frekansa sahip demektir ve dolayısıyla bizi yüceltir hayatımıza şans, bolluk bereket, mutluluk getirir. Biz de zihinsel olarak o gezegenimizin frekansına geçeriz. Düşünce yapısı hayata bakış açısında, olayları algılamada farklılıklar yaratır. Gezegen haritada neler vaadediyorsa, dönemi geldiğinde bunlar hayatımıza yansır. Dasa değiştiğinde hayatımız bambaşka bir boyuta atlar. Zihinsel olarak bu gezegenin titreşimine uyum sağlarız. Hayatımızda o frekanstan yayın başlar. Düşüşteki bir gezegense bu...

Devamı